| Bilecik-Yenişehir Yolu İnşası Başladı | 10/03/2010 |
Yağcı: “Bilecik’e olan bağlantı yolları beş yıldızlı otelden gece konduya girer gibi”
Vali Çolak, Karayollarına “Vatandaştan önce sizi ben mahkemeye veririm”
Vali Çolak: “İki bölge müdürlüğü birbirinizle anlaşamıyorsunuz”
Bilecik’teki yatırım bütçesinin en büyük payına sahip Karayolları İl Koordinasyon kurul toplantısındaki sunumunda Bilecik-Yenişehir yol ihalesinde mahkeme sürecinin bittiğini firma ile sözleşme yapıldığını 1 milyon ödenek ayrılarak Bilecik-Yenişehir yol inşaatına başlandığını söyledi. Diğer firmanın ise itirazda bulunmayacağını sözlü olarak belirttiğini, havaların müsaade etmesiyle Bilecik-Yenişehir yol inşası hızlanacağını söyledi.
Toplantıda Bilecik’teki yatırımlarını bir bir anlatan Karayolları Bölge Müdür Yardımcısına çok sayıda da soru geldi. Bölge Müdürüne Söğüt istikametinden Bilecik’e girişteki bağlantı yolunun durumu soruldu. Söğüt istikametinden Bilecik’e girişteki bağlantı yolunun yapılmasıyla ilgili Başbakan’ın talimatı olduğu hatırlatıldı.
Bozüyük Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu Bozüyük girişine kadar olan kısım ve Bozüyük çıkışından sonraki kısımda projede beton asfalt gözüktüğünü ancak Bozüyük içinin de beton asfalt olması gerektiğini vurguladı. Konuyu bölge müdürü ile paylaştığını bölge müdürünün “yanlışlık olmuş” deyip Bozüyük içinin de beton asfalt yapılacağı bilgisini verdiğini bu konudan Vali Musa Çolak’ın da haberdar olması için söz aldığını ifade etti.
Vali Musa Çolak Berberoğlu’na “Çevre yolu yapıldı Bozüyük’te trafik sorunu hala çözülmedi” demesi üzerine Berberoğlu kamyon ve otobüs girişlerinin şehir içinden geçişlerine yasak getireceklerini belirtti. Vali Çolak’ta Berberoğlu’ndan Bozüyük içinde otopark alanı bulmasını istedi.
Vali Çolak Karayolları Bölge Müdür Yardımcısına Ak Pınar köyünden çok şikayet aldığını vatandaşın geçeceği bir yer bırakılmadığını ve bu durumun biran önce düzeltilmesini istedi. Çolak ayrıca Osmaneli çıkışında yapılan kavşağın yakında bulunan köy yoluna zarar verdiğini ve traktörlerin geçebileceği kısa mesafedeki yolu yapmalarını istedi.
Yağcı: “Bilecik’e olan bağlantı yolları beş yıldızlı otelden gece konduya girer gibi”
Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’da söz alarak Bilecik’e olan bağlantı yollarını “Beş yıldızlı otelden gece konduya girer gibi” benzetmesiyle başladığı sözüne şöyle devam etti: “Belediye olarak karayollarıyla proje hazırladık. Bölge müdürümüz ve genel müdürümüze sunacağız” Vali Musa Çolak’ta Bilecik’in bu bağlantı yollarına çok ihtiyacı olduğunun altını çizdi.
Vali Çolak, Karayollarına “Vatandaştan önce sizi ben mahkemeye veririm”
Bölge Müdür Yardımcısı Üniversite önündeki talebin gündeme alındığı bilgisini verirken Vali Musa Çolak söze girerek “Küçük Sanayi Sitesi önündeki kazaların haddi hesabı yok. Can kaybından siz sorumlusunuz. Biz bunu sürekli size yazıyoruz. Bundan sonra kaza olursa sizi sorumlu tutarım. Vatandaştan önce sizi ben mahkemeye veririm” dedi. Bölge Müdürü de “Projemiz hazır” ifadesini kullandı.
Bozüyük Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu’da Yeşilkent kavşağında bu zamana kadar 6 can kaybı yaşandığını ve Karayollarının bu duruma bir çözüm bulması gerektiğini bir de Bozüyük-Söğüt karayolunda bir çalışma göremediklerini ifade etti.
Gölpazarı ve Yenipazarlı yetkililerden Yenipazardaki köprülerin durumu ile Gölpazarı-Dikenliboğaz yolunun durumu soruldu.
Karayolları Gölpazarı-Dikenliboğaz arasının programa alındığını Yenipazar yolundaki köprülerin genişletildiğini söyledi.
Vali Çolak: “İki bölge müdürlüğü birbirinizle anlaşamıyorsunuz”
Devlet Demiryolları Bölge Müdürü Hasan Gedikli hemzemin geçitlerle ilgili sorusu üzerine Vali Musa Çolak “İki bölge müdürlüğü birbirinizle anlaşamıyorsunuz. Aynı Bakanlığın iki genel müdürü birbirinizle anlaşamıyorsunuz. Sizin birbirinizle olan anlaşmazlığınız beni rahatsız ediyor” dedi.
Belediye Başkanı Selim Yağcı Polisevinden Küçük sanayi sitesine kadar olan bölümdeki yol bakımını yapmasını isteyerek “Sanayi kavşağından Polisevine kadar hat geçirmek istemişler Karayolları 150 milyar para istemiş. Yol onlarınsa bakımını da yapsınlar” dedi. Bozüyük Kaymakamı da ışıklandırmaları gündeme getirdi.
Karayolları Bölge Müdür Yardımcısı bütün taleplere “Evet. Tabii olur, derhal, kısa zamanda hallederiz” gibi ifadeler kullandı. Hayır sözü ise hiç çıkmadı.


|
| Osmaneli Gençlerbirliği Kötü Sahada 5'ledi | 09/03/2010 |
Osmaneli Gençlerbirliği: 5 Pazaryerispor: 1
Geçtiğimiz Cumartesi günü Osmaneli İlçe Stadyumunda Osmaneli Gençlerbirliği ile Pazaryerispor karşı karşıya geldi. Osmaneli Gençlerbirliği kendi evinde 5-1 lik net skor ile galip gelen taraf oldu.
Maçın başlama düdüğü ile her iki ekipte maça kontrollü bir şekilde başladı. Osmaneli Gençlerbirliği paslaşarak Pazaryeri kalesini yokladı fakat geliştirdiği ataklardan sonuç bulmadı. Gençlerbirliği geliştirdiği atakta top Ali Osman da kaldı Ali Osman harika bir şut çekti kaleci son anda topa dokunarak gol olmasına izin vermedi. İlk yarının ortalarında Osmaneli Gençlerbirliği ortasahanın sol tarafında görev yapan Serkan Tufan’ın ayağından bir gol bularak maçta 1-0 öne geçti. Pazaryeri golden 10 dakika sonra geliştirdiği atakta topu ağlarla buluşturarak durumu 1-1 yaptı. İlk yarı beraberlik ile sona erdi.
İkinci yarıya Osmaneli Gençlerbirliği çok hızlı bir şekilde başladı. Ortasahada topla buluşan Abdullah rakibi geçti ortasahanın sol tarafında arkadaşı Serkan Tufan’a pası attı Serkan orta açtı top boşta kaldı Abdullah topu takip ederek yeniden topla buluştu takımın golcü futbolcusu Gürkan Ekin’e pasını attı Gürkan çok klâs bir vuruşla topu ağlara gönderdi durum 2-1 oldu. Öne geçen Gençlerbirliği oyuna daha da ağırlığını koydu gelişen atakta Hüseyin Çevik röveşata attı top takibi yapan golcü futbolcu Gürkan ekin kafasıyla topa dokunarak durumu 3-1 yaptı. Gençlerbirliği golden 7 dakika sonra geliştirdiği atakta Serkan Tufan rakiplerini bir bir geçti kaleciyle karşı karşıya kaldı kaleciyi de geçen Serkan topu ağlara göndererek durumu 4-1 yaptı. Gençlerbirliği’nin attığı goller sonrasında konuk ekip Pazaryerispor oyundan tamamen düştü.
Gençlerbirliği futbolcusu Hüseyin Kesenek rakibiyle girdiği mücadele sonrasında ceza sahası içinde topu kazandı kaleye yönelen kesenek rakibi tarafında düşürülünce hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltı noktasında su birikintisi olmasına rağmen hakem penaltı vuruşunun suyun içinden atılmasını istedi. Gençlerbirliğinin başarılı file bekçisi Ertan penaltı atışını kullanmak üzere topun başına geçti. Ertan kullandığı penaltıyı gole çevirdi fakat ceza sahası içinde futbolcu olduğundan dolayı hakem atışın tekrarlanmasını istedi. Yeniden topun başına geçen Ertan 2. penaltı atışını da gole çevirerek durumu 5-1 yaptı.
90 dakika sonrasında ev sahibi Osmaneli Gençlerbirliği 5-1lik net skorla 3 puanı hanesine yazdırdı. Gençlerbirliği futbolcuları Hüseyin Çevik ve Serkan Tufan kırmızı kartla oyundan atıldı. Gençlerbirliği son 15 dakikayı 10 kişiyle son 5 dakikayı 9 kişiyle tamamladı. Kötü sahada güzel oynayan ve galip gelmesini bilen Osmaneli Gençlerbirliği taraftarlar tarafından alkışlandı. Pazaryeri spor’un geliştirdiği ataklarda %100 lük gol pozisyonlarını Gençlerbirliği kalecisi Ertan başarılı bir kurtarışlar yaparak takımının galibiyetinde büyük rol oynadı.


|
| Bozüyükspor Sakarya'dan Eli Boş Döndü | 09/03/2010 |
SAKARYASPOR:3-BOZÜYÜKSPOR:1
Bozüyükspor hafta sonu Sakarya deplasmanından eli boş döndü. Pazar günü Atatürk stadında oynanan karşılaşmayı Volkan Çetinkaya, Tamer Tekbaş ve İbrahim Çetin hakem üçlüsü yönetti. Bozüyükspor karşılaşmaya: Neşet, Arif, Faruk, Kemal, Ozan, Selim, Serkan, Ömer, Halit (Dk. 70 Kadir ), Ahmet (Dk. 80 Bülent ), Nedim (Dk. 80. Ali ) on biri ile çıktı. İlk yarısı golsüz sona eren karşılaşma da Sakaryaspor 55. dakika da Mustafa’nın golü ile öne geçti. 60. dakika da Ercan durumu 2-0’ a taşıdı. 67. dakika da yine sahneye Ercan çıktı ve kendisinin 2. golünü kaydederken takımını 3 farklı üstünlüğe taşıdı. Bozüyükspor 3-0 geriye düştüğü karşılaşma da 85. dakika da Ömer ile teselli golünü bulsa da kalan süre de başka gol olmazken Bozüyükspor sahadan boynu bükük ayrıldı. Bu yenilginin ardından Bozüyükspor’un bu hafta kendi evinde oynayacağı Yalovaspor karşılaşması ayrı bir önem kazandı.


|
| Bozüyük Anadolu Öğretmen Lisesi Öğrencileri Kitap Fuarını Gezdi | 09/03/2010 |
Bozüyük Anadolu Öğretmen Lisesi idaresince 27 Şubat – 7 Mart arasında 9 gün boyunca Buttim Uluslararası Kongre Merkezi’nde açılan Tüyap Bursa Kitap ve Eğitim Fuarı’na her gün gezi düzenledi. Böylelikle fuarı okulun 270 öğrencisi ve 25 personeli ziyaret etmiş oldu.
Ziyarette bizzat okul öğrencileri tarafından anket yoluyla listelenen 260 adet kitap okul kütüphanesine kazandırıldı. Öğrenciler fuarda imza günlerine, söyleşilere katıldı, yayınevlerinin, okulların, dershanelerin, eğitim araç ve gereçlerinin sergilendiği standları gezme fırsatı bulup, eğitimde yeni gelişmelerden haberdar oldular. Yine gezi boyunca tüm öğrenciler Kültürpark, Muradiye Külliyesi, Tophane , Ulu Cami ve Kapalı Çarşı başta olmak üzere Bursa’nını tarihi ve turistik yerlerini gezdiler.
Gezinin amacına ulaştığını belirten Okul Müdürü Sabri Erdoğdu, “Okulumuzdan Tüyap Kitap ve Eğitim Fuarı’na geçen yıl 30, bu yıl 270 öğrencimizle birlikte toplam 300 öğrenci götürülmüş olup, seneye de gidemeyen öğrencilerin götürüleceğini” ifade etti. Geziden öğrencilerin çok faydalandığını, okul kütüphanesine 2 yıldan bu yana kazandırılan 1700 kitapla toplamda 4600 kitapları olduğunu belirtti.


|
| 8 Mart Dünya Kadınlar Günü | 09/03/2010 |
8 Mart Dünya Kadınlar günü ilimizde çeşitli etkinliklerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen çelenk sunma töreninde Vali Musa Çolak’ın eşi Gülsüm Çolak başkanlığındaki kadınlar platformunu oluşturan sivil toplum kuruluş temsilcileri, Atatürk anıtına çelenk sundular. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunduğu çelenk sunma töreninde daha sonra konuşmalara yer verildi.
Yardıma Muhtaç Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Halise Genç 8 Mart’ın kadın hakları ihlallerinin son bulması yönelik bir tepki olarak her yıl kutlandığını ifade ederek, 8 Mart’ın hakları için mücadele etmek zorunda kalan kadınlara verilen bir günlük armağan olduğunu söyledi.
Kadınların, erkeklerle eşit haklara sahip olma yolunda verdikleri savaşın başlangıcı olan 8 Mart 1857 yılındaki mücadelenin kendilerine neler kazandırdığının bilincinde olmaları gerektiğini belirten Genç, şöyle konuştu: ’’Kadının yaşamdaki rolünün, tarımsal üretim sürecinde değişmesinin ardından bugün ülkemiz gibi ekonomisinin çoğunluğunun tarıma dayalı yada bir başka deyişle kent kültürü henüz yerleşmemiş ülkelerde ne yazık ki kadının kendi hakları için mücadele etmesi gerekiyor. İstatistikler gösteriyor ki, Türkiye’de kadınlar daha çok bedensel gücün ağırlıkta olduğu sektörlerde çalışıyor. Ne yazık ki yönetim de kadının oranı yüzde 3 iken, işveren pozisyonunda yüzde 2’dir. Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.” dedi.
Sosyal Hizmetler İl Müdürü Veli Yetim ise ülkemizde kadın erkek eşitliği yasal zeminde büyük ölçüde sağlandığını fakat kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılmaları henüz istenilen düzeye ulaşmıştır. "Kadın hakları konusunda yapılacak daha çok şeyin olduğu herkes tarafından kabul edilir" diyen İl Müdürü Yetim şunları söyledi; "Kadınların eğitilmesinin sahip oldukları akları iyi kullanabilmesinin ülkenin gelişmesine ve ilerlemesine büyük katkıları olacağı özellikle annelerin eğitimli olmasının yarının toplumunu oluşturacak çocukların sağlıklı nesiller olarak yetiştirilmesi geleceğimiz açısından son derece önemlidir." dedi. Konuşmaların ardından Cumhuriyet Meydanındaki program sona erdi.
Törene Vali Musa Çolak’ın eşi Gülsüm Çolak, Belediye Başkanı Selim Yağcı’nın eşi Fatma Yağcı, Vali Yardımcısı Eflatun Can Tortop’un eşi Reyhan Tortop, Baro Başkanı Halime Aynur ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri katıldı.


|
| Mezarlığa Çirkin Saldırı | 09/03/2010 |
Artık ölüye de saygı kalmadı.
Bozüyük İlçe Mezarlığına yapılan çirkin saldırıda bir şehit mezarında bulunan kartalın kanatları kırılırken toplam 7 mezar yerinde tahribat yapıldı ve mezarlık içerisinde bulunan 40 adet çeşme yerlerinden sökülerek çalındı.
Bozüyük İlçe Mezarlığına dün gece karalıktan istifa ederek giren kimliği belirsiz kişi veya kişilerce gerçekleştirilen saldırıda 1987 yılında şehit olan bir şehidin mezarında bulunan kartalın her iki kanadı kırılarak kartalın yanına bırakıldı. Ayrıca toplam 7 adet mezar tahrip edilerek kırıldı, mezar taşları yerlerinden devrildi.
Ayrıca mezarlık içerisinde bulunan toplam 40 adet çeşme yerlerinden sökülerek çalındı. Bu anlamsız ve çirkin saldırıyı öğrenen Bozüyüklüler anlam veremedikleri bu saldırı sonucunda bu çirkin olayı gerçekleştiren saldırganların ne kazandığını merak ettiklerini söyleyerek “artık ölüye bile saygı kalmadı. Şehit mezarındaki kartalın kanadından ne istediniz? Mezarlardan ne istediniz? Bunları normal bir insan yapmaz” diye üzüntülerini dile getirdiler.


|
| Bozüyük'te Polis Aracı Takla Attı | 09/03/2010 |
| Bayırköy'de "Çanakkale Destanı" Konferansı | 09/03/2010 |
Bayırköy Belediyesi tarafından ‘Çanakkale Destanı’ konulu konferans düzenlendi. Hemşehrimiz Tarihçi-Araştırmacı Yazar, Mustafa Turan’ın eşsiz yorumuyla “Çanakkale Destanı’nın” anlatıldığı konferans belde halkı büyük ilgi ile dinledi. Belde düğün salonunda yapılan konferansa Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Belde Belediye Başkanları ve Bayırköylü vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu, İstikal Marşı ve Kur’an-ı Kerim okunmasından sonra, kürsüye gelen Bayırköy Belediye Başkanı Mustafa Yaman açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında Başkan Yaman, bu etkinliğin Belde için bir ilk olduğunu, böyle sosyal-kültürel etkinliklerin devam edeceğini ve ilerde çok daha güzel organizasyonları belde halkıyla buluşturacaklarını söyledi.
Daha sonra Mustafa Turan’ın araştırmalarını, anılarını anlattığı konferansta izleyenler adeta o günleri tekrar tekrar yaşadı. Slayt gösterisi eşliğinde iki buçuk saat süren konferans soluksuz izlendi ve programdan sonra izleyenler Belediye Başkanı Mustafa Yalah’dan bu tür etkinliklerin devamını istediler.


|
| "2010'da 332 Proje" | 09/03/2010 |
İl Koordinasyon Kurulu toplantısı dün İl Genel Meclisi Toplantı salonunda yapıldı. Toplantı açılışında konuşan Vali Musa Çolak 2009 yılı yatırım programları çerçevesinde 302 adet proje üzerinden çalışmalar yapıldığını bu projelerden 214’ünün bitirildiğini ve 35 projede çalışmaların devam ettiğini, 3 projenin ihale aşamasında olduğunu, 50 projenin ise henüz başlanmadığını söyledi.
Vali Musa Çolak İl Koordinasyon Kurulu toplantısı açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi; "2010 yılının birinci İl Koordinasyon Kurulu toplantısını yapıyoruz. Sözü edilen Program Kararnamesi gereğince, kamu yatırımlarının daha etkin bir şekilde izlenmesi ve değerlendirilmesi, sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla DPT ve TÜBİTAK tarafından kısa adı İKİS olan İl Koordinasyon ve İzleme Sistemi adı altında bir yazılım programı geliştirildi.
Bu sistemle il yatırımları elektronik ortamda izlenecektir. Bölge ve il müdürlükleri, üniversite ve belediyeler, yatırım programlarını ve izleme raporlarını doğrudan internet üzerinden sisteme girecekler. Yani bu sistem tam olarak işletildiğinde kâğıt üzerinde izleme raporları istenmeyecektir. Bu sistem sayesinde kırtasiyeden, posta masrafından, iş gücünden ve zamandan tasarruf sağlanmış olacaktır.
İl koordinasyon kurulunun etkinleştirilmesini ve sekretarya hizmetlerinin düzenli hale getirilmesini, ildeki sorun ve taleplerin merkeze sistematik olarak ulaştırılmasını ve yatırımlar hakkında standart bilgilerin elde edilmesini amaçlayan bu sistemin en iyi şekilde kullanılması önem taşımakta.
Her kurumdan ikişer personele kullanıcı adı ve şifre verilecektir. Kullanıcıların bu sistemi mutlak surette kullanmaları gerekmektedir. Veri girişlerinin zamanında yapılması konusunda bütün kurum ve kuruluşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermelerini bekliyorum.
Bu toplantımızda 2009 yılı içinde yürütülen kamu yatırım projelerinin yıl sonu itibarıyla genel bir değerlendirmesi yapılacak. Bu değerlendirmenin yanında yatırımcı kurum ve kuruluş temsilcilerimiz tarafından 2010 yılı yatırım projeleri hakkında da gerekli bilgiler verilecek.
Yatırımcı kurum ve kuruluşların izleme raporlarının değerlendirilmesi sonucunda, 2009 yılında ilimizde 302 adet proje üzerinde çalışmaların yürütüldüğü belirlenmiş. Yıl sonu itibarıyla 214 proje bitirilmiş, 35 projede çalışmalar devam ediyor, 3 proje ihale aşamasında, 50 projeye ise başlanamamıştır.
2009 yılı yatırım programında bulunan projelerin proje tutarı toplamı 1 101 268 000 TL’dir. 2009 yılı ödenek toplamı ise 483 050 000 TL’dir. Program yılı içinde bu ödeneğin 472 146 000 TL’si harcanarak yüzde 98 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Yapılan yatırım harcamalarının 427 007 000 TL’si Bozüyük-Bilecik-Mekece Yoluna ait olmak üzere 438 339 000 TL’si Karayolları 14. Bölge Müdürlüğünün yatırım harcamalarıdır. Bu da toplam yatırım harcamalarının yüzde 93’üne tekabül etmektedir.
2004 yılına kadar ilimiz sınırları dahilinde 19 km. bölünmüş yol yapılmışken, Bozüyük-Bilecik-Mekece Yolunun da tamamlanmasıyla ilimizde 2004 yılından bu yana toplam 130 km. Bölünmüş yol yapılmıştır. Bu da mevcut yolun yaklaşık 7 katı demektir.
Bütün ayrıntılarıyla kesinleşmemiş olmakla beraber 2010 yılında kamu yatırımı olarak ilimizde 332 proje üzerinde çalışmalar yürütülecektir. Bu projelerin proje tutarı toplamı 1 593 190 000 TL’dir. 2010 yılı ödeneği ise 71 000 000 TL’dir. Projeler bütün ayrıntılarıyla kesinleştikten sonra ve yıl içinde gelecek ek ödeneklerle bu miktarın daha da artması beklenmektedir." dedi. Toplantıyla ilgili diğer ayrıntıları yarınki sayılarımızda okuyabilirsiniz.
|
| "Teslimiyetçi ve Pısırık Siyaset Ülkemizi Her Geçen Gün Yeni Bir Batağa Sürüklemektedir" | 08/03/2010 |
Milliyetçi Hareket Partisi Bozüyük ilçe Başkanı İsmail Yıldırım "ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin Sözde Ermeni Soykırım İddialarıyla İlgili Aldığı Karara" yönelik olarak bir basın açıklaması yaptı.
İsmail Yıldırım “AKP Hükümetinin, uluslar arası ilişkilerdeki teslimiyetçi ve pısırık siyaseti ülkemizi her geçen gün yeni bir batağa sürüklemektedir” dedi
Yıldırım “Bu itibarla, yıllardan beri süre gelen sözde Ermeni soykırım iddiaları, son dönemlerde yoğunlaşmış ve AKP hükümetleri döneminde çok kritik bir aşamaya gelmiştir.
Tamamen siyasi bir içeriğe bürünen bu asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaların, Türk milletinin geçmişiyle hesaplaşmasına vasat oluşturmak için kullanıldığı gün gibi ortadadır.
Son olarak ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde, sözde soykırımla ilgili Ermeni iddialarını içeren ve destekleyen tasarı kabul edilmiştir.
Başbakan Erdoğan’ın, ecdadımızın tarihini “faşizan yaklaşım” olarak yorumladığı, “isyan elebaşlarına” övgüler düzdüğü süreçte, ABD’nin Türk milletini soykırımcı olarak göstermesi sürpriz olmamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi, bu küstah kararı reddetmekte ve ABD’nin; soykırımla ilgili aradığı acı örnekleri bulması için kendi tarihine bakmasını önermektedir.
Aziz milletimizin soykırımcı olmadığı yönündeki tarihi hakikati kabul ettirmek yerine, Ermenistan’la yakınlaşmayı ve bunu protokole bağlamayı paravan yapmaya çalışan AKP hükümetinin, bu kararla birlikte dış politikası çökmüş ve harabeye dönmüştür.
Önümüzdeki günlerde, ABD’nin sözde soykırımı resmen tanıması halinde, doğrudan Türkiye’yi muhatap alacak hukuki bir tazminat sürecinin başlatılması riski karşımızda durmaktadır. ABD’nin, Ermeni soykırım yasasını, Ermenistan’la ilişkileri normalleştirmesi ve kara sınırını açması için Türkiye üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonunda alınan karar, ecdadımızı soykırımcı olduğunu iddia ederek seçilen ABD Başkanı’nı, geçen yıl TBMM’de ayakta ve heyecanla alkışlayan AKP zihniyetinin çok büyük bir mağlubiyeti ve aşağılanmasıdır.
Bu konuda durumu kurtarmak adına Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın ve Dışişleri Bakanı’nın açıklamaları yaşadıkları derin hayal kırıklıklarının bahanesi, yanlış atılan adımların gerekçesi olmuştur. Tek taraflı yanaşarak milli meseleleri çözeceğini zanneden, taviz vererek haklı görüneceğini bekleyen iktidar partisinin artık gerçeklerle yüzleşmesinin zamanı gelmiştir.
Bu itibarla, içte ve dışta çoğalan sorun alanları Türkiye’yi bir karar aşmasına ulaştırmıştır.
• Bugüne kadar taviz vererek ve aşağıdan alarak girdiği bütün uluslararası ilişkileri milli menfaatler lehine yeniden değerlendirmeli,
• Ermenistan’la imzalanan ve TBMM’de bekletilen protokolleri geri çekmeli;
• Kıbrıs, AB ile ilişkiler ve Peşmergeyle yakınlaşma konularında, ABD ile kurduğu sözde stratejik ve model ortaklığını gözden geçirmelidir.
Başbakan Erdoğan, Nisan ayında gitmeyi planladığı ABD ziyaretini askıya almalı ve ABD’nin taşeronu olmaktan bir an önce vazgeçmelidir.
AKP iktidarının milli menfaatleri gözetmeden ve başka başkentlerin politikalarıyla geldiği bu süreçte, Türkiye sürekli kendini anlatmaya çalışan, sinmiş, savunma hatlarına çekilmiş bir ülke görünümünden artık süratle çıkmalı ve ayağa kalkmalıdır.
AKP hükümeti milletimizin hak ve hukukunu, tarihi milli tezlerini her durumda ve her platformda kararlı bir şekilde savunmalıdır.
Türk Milleti Başbakan Erdoğan ve hükümetinden bu adımları atmasını acilen beklemektedir.” dedi.


|
| "Hedef Türkiye'dir, Türk Milletidir" | 08/03/2010 |
Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi “Ermeni Soykırımı”nın tanınmasını öngören 252 sayılı karar tasarısını kabul etti. Komitede yapılan oylamada tasarının 22 oya karşı 23 oyla geçmesine tepkiler büyürken Bozüyük Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu’da tepkisini ortaya koydu.
Başkan Berberoğlu konu ile ilgili olarak “Bundan sonra süreç şu şekilde işleyecek. Tasarı Temsilciler Meclisinde görüşülecek. Temsilciler Meclisi 435 üyeden oluşuyor. En az 218 oyla tasarı Temsilciler Meclisinden geçebilir. Genel Kurulda kabul edilmesi halinde Senato Dış ilişkiler komitesine gönderilecek. Oradan da Tasarı geçerse Senato Genel Kurulunda oylaması gündeme gelecek. Senato “Evet” derse nihai onay için Başkan Barack Obama’nın önüne gelecek. Tasarının Komite’den geçmesini önleyemeyen Türkiye’nin bundan böyle Temsilciler Meclisi Genel Kurulunun gündemine alınmaması için yoğun bir çaba göstermesi gerekiyor.
Ermeni Tasarısının Giriş bölümlerinde sözde Ermeni Soykırımı şu şekilde geçiyor:
“252 nolu Tasarının Bölüm 1’de “Bu karar ABD’nin Ermeni Soykırım Kararı Kayıtlarının Teyit edilmesi” olarak adlandırılır”
“Bulgular Bölüm 2 madde-1’de Ermeni Soykırımı Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır. Yaklaşık 2 milyon Ermeni’den 1,5 milyon erkek, kadın ve çocuk öldürülmüş, hayatta kalan 500 bin kişi evlerinden sürülmüş ve bu durum, Ermenilerin tarihi vatanlarındaki 2 bin 500 yıllık varlıklarının ortadan kalkmasıyla sonuçlanmıştır.”
Sonuç bölümünde ise;
“ABD temsilciler Meclisi;1-Başkan’a; Ermeni Soykırımıyla ilgili ABD’deki kayıtlarda belgelenen insan hakları, etnik temizlik ve soykırımla bağlantılı meselelerle ilgili uygun yaklaşım ve hassasiyet ile adil bir karara varılmamış olmasının yarattığı sonuçları yansıtan bir ABD dış politikası oluşturması çağrısı yapmaktadır.”
Ermeni Diasporası, Sözde Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını, 1915-1923 yılları arasın da Osmanlı devletinin yaptığını iddia ettiği soykırımı başta Amerika Birleşik Devlerinde olmak üzere bütün dünya meclislerinde kabul ettirmek istemektedirler.
Osmanlı Devletinin Millet-i Sadıka(sadık millet) olarak nitelediği Ermeni toplumu, TÜRK milletine karşı aldığı bu düşmanca tutumunun arkasında, TÜRK milletinin dünyanın lideri olmasından rahatsızlık duyan güç merkezleri olduğunu biliyoruz.
Açlık ve Yokluklarla mücadele eden Ermenistan devleti içinde yaşayan Ermenilerin büyük çoğunluğu bu süreçten rahatsız olduğu, Türkiye ile iyi komşuluk içinde yaşamak istediklerini bu yüzden yaklaşık yetmiş bin Ermeninin para kazanmak için Türkiye’ye gelip çalıştığını da biliyoruz.
Ne var ki Ermenistan içindeki TÜRK düşmanı bazı ermeni yöneticileri ve Ermenistan devleti dışında yaşayan Ermeni diasporası 1915-1923 yılında yaşandığı iddia ettikleri sözde soykırım tasarılarıyla, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ dünya kamuoyunda sıkıştırarak, Türkiye topraklarından hak istemeye kadar vardıracak densizlikler peşinde olduğunu da biliyoruz.
İnsanlık tarihinde Tarih sahnesine çıktığından günümüze kadar TÜRK milleti tarihin hiçbir diliminde SOYKIRIM yapmamıştır. Altı yüzyıl üç kıtaya hükmeden Osmanlı Cihan Devleti topraklarında yaşayan onlarca milletin halen günümüzde yaşaması ve devletler kurması bizim tezimizin ne kadar doğru olduğunun ispatıdır.
Tarih sahnesinde TÜRKLER insanı yaşatma üzerine devlet politikalarını oluşturmuştur. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın prensibi her TÜRK devletinin ilkesi olmuştur.
Tarih diğer milletlerin katliamlarına, soykırımlarına şahit olmuştur.
TÜRKLERİ tarih sahnesinden silmek için binlerce senedir uğraşanlar halen günümüzde de aynı kin ve nefret duyguları ile hücum etmektedirler.
Orta Asya steplerinde Çinlilerin saldırılarına maruz kaldık. Anadoluda Haçlı seferleri ile yok edilmek istendik, Balkanlar da soykırımlara uğradık, Ruslarla savaştık onların işgal planlarına karşı durduk, Çanakkale’de yedi düvele karşı savaştık, Anadolu’ya sıkıştırılıp yok edilmek istendiğimizde Mustafa Kemal ATATÜRK’ün liderliğinde milletimize vurulmak istenen esaret zincirlerini parçaladık ve istiklalimizi ilan ettik.
TÜRKLERİ tarih sahnesinde silmek isteyen güç merkezleri, 1960-1970 yıllarında Kıbrıs da yaptıkları katlimaları1992 yılında Bosna’da yaptıkları soykırım ve on binlerce kadının ırzına geçerek şehit edilmelerine sebep oldular, bizleri yok etmek istediler.
Tarihin gördüğü en büyük katliamları, soykırımları yaptılar.
Bunlar yetmedi aynı güç odakları Bölücülük belası ile ülkemizi, milletimizi, vatanımızı bölmek istediler. Beş binin üzerinde öğretmen, hemşire ve güvenlik gücü mensuplarımızı şehit ettiler.
1991 yılında RUS emperyalizminden hürriyetlerine kavuşan TÜRK devletlerinden AZERBAYCAN’ın toprakları işgal edilmiş, Yukarı Karabağ’da bir milyon insan göçmen durumuna düşmüştür. Ermenilerin 26 Şubat 1992 tarihinde Azeri sivillerin şehit edilişleri, HOCALI katliamları halen yüreklerimizi sızlatmaktadır.
TÜRKLERİN düşmanları, TÜRKLERİ tarih sahnesinden silmek isteyen güç odakları günümüzde hala faaliyetteler.
TÜRKLERİ Anadolu’dan kovarak Büyük Ermenistan hayalleri kuranların, hayalleri dün tarih de olduğu gibi bugünde kursaklarında düğümlenerek kalacaktır. İftiracı bu devletlerin Dünya insanlık tarihine Zencilerin ve Kızılderililerin katliam ve soykırımlarının hesabını vermelerini bekliyoruz.
Bizleri sözde soykırımla itham edenlerin, kendi tarih sayfalarına bakmalarını istiyoruz.
Amerika Birleşik Devletlerinin Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde sözde soykırım palavralarını kabul edenleri, tarihi gerçeklere, tarihi doğrulara şeffaf bir şekilde bakmalarını bekliyoruz. Sözde Ermeni Soykırım Tasarısını tarih ve insanlık önünde yırtıp atmaya davet ediyoruz” dedi. 
|
| Tüfenkçi Güven Tazeledi | 08/03/2010 |
Cumhuriyet Halk Partisi il kongresini gerçekleştirdi. Mevcut başkan Erdoğan Tüfenkçi’nin tek listeyle katıldığı kongrede Tüfenkçi 109 oyla güven tazeleyerek tekrar il başkanı seçildi. Divan başkanlığını CHP parti meclis üyesi Levent Gök’ün yaptığı kongrede, kongreye ulaşan mesajlar okundu. İl Başkanı Eroğan Tüfenkçi’nin özgeçmişini anlatan tanıtım filminin izlenilenmesiyle devam eden kongrede Tüfenkçi, tanıtım filminin süpriz olduğunu ve süprizi yapan Milletvekili Yaşar Tüzün’ün danışmanı Ali Özdemir’e teşekkür ettiğini söyledi.
Konuşmalarla devam eden kongrede İl Başkanı Tüfenkçi kendi il başkanlığı döneminde yapılan çalışmaları anlattı. Bozüyük CHP eski ilçe başkanı Recai Aksu söz alarak yaptığı konuşmayla ise kongreye damgasını vurdu.
Aksu, Bozüyük’e bir halk evi kavuşturma gayreti içinde çalışmalar yaptıklarını amaçlarına ulaştıklarını dile getirerek, Bozüyük’e CHP il başkanlığından gelen ödeneklerin yetersiz olduğunu bunun üzerinde daha fazla durulması gerektiğini ifade etti. CHP Belediye Başkan Adayı Faik Akarkarasu ise konuşmasında Belediye Başkanı Selim Yağcı’ın 29 Mart yerel seçimlerde vaatlerde bulunduğu projelerle ilgili olarak; "1 yıl geçti ortada ne fol var ne yumurta nede gerçekleşen bir proje" dedi. Akarkarasu’nun konuşmasının ardıdan ise kürsiye CHP Eskişehir Milletvekili Murat Sönmez çıktı. Sönmez, Bilecik’te kongrede bulunmaktan dolayı memnun olduğunu ifade ederek, kongre salonunda bulunanlara babasının Söğüt’lü olduğunu söyleyerek "hemşehrilerim" diye hitap etti. Sönmez’in kısa konuşmasının ardından ise kürsiye CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek çıktı. Şimşek yaklaşık bir saat süren konuşmasında Ak Parti hükümetine yüklenerek izlediği politikaları eleştirdi. Açılımdan, özelleştirmeye kadar Ak Parti hükümeti tarafından 8 yıldır izlenen politikaların yanlışlığının anlatan konuşmasında darbe planlarına da değinen Şimşek; "Darbeyi millet sandıkta yapacak" dedi.,
AK Parti’nin dini kullanarak siyaset yaptığına da dikkat çeken Şimşek Adalet Partisi’nin kendilerin Allah’ın Partisi benzetmesini yaptığını hatırlatarak; "Bizde CHP’yiz. Yani Cenab-ı Hakkın Partisiyiz" dedi. 1950 yılından bu yana değerler ve devrimleri kavga ettirildiğini ifade eden Şimşek; "Devrimler bu camileri ayakta tuttu. Değerimizi yok sayarmıyız? Ya Muhammed Ya Ali diyen değerlerimizi yok sayarmıyız? Saymadık! Ama bunun üzerinden siyaset yapılıyor" dedi. Konuşmasının sonunda ise "Bizim iki tane Mustafa’mız var" diyen CHP Milletvekili Şimşek; "Biri Muhammed Mustafa, diğeri Mustafa Kemal Atatürk" sözleri salonda uzun süre alkışlandı. "Biz hiçbir zaman Mustafa Kemal Atatürk’ü bir gün Peygamber ilan etmedik, demedik" diyen Şimşek’in ardından kongre Milletvekili Yaşar Tüzün’ün konuşmasıyla sürdü.


|
| İl Genel Meclisi Tarım İçin Toplanacak | 08/03/2010 |
Hükümet 25 ili kapsayan hayvancılığı geliştirme projesi gerçekleştirdi. “Bari bu destekten faydalanalım” manşeti ile verdiğimiz haberin ardından Yenipazar İl Genel Meclis Üyesi Osman Varoğlu konuyu gündeme getirdi. Mecliste teklif hazırlandı ancak geç kalındı. Bakanlar kurulu konuyla ilgili kararı kesinleştirmesinden sonra meclis teklifi geri çekti.
İl Genel Meclisi Mart ayı son birleşimini gerçekleştirdi. İlimiz Ziraat Odası başkanlarının da katıldığı toplantıda, daha önce AK Parti, CHP ve MHP grup başkan vekillerinin yazılı önergesi ile gündeme alınan 25 il’e yapılan Hayvancılığı Geliştirme Projesine ilimizin de yararlanması konusundaki teklif görüşüldü. İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Hüseyin Çelik’in; "25 ile yapılan hayvancılık geliştirme projesinden yararlanması" önergesini yazan arkadaşlarımın bu kararnamenin çıkıp çıkmadığından haberi olmadan yazdıkları bir önerge.
Bu saatten sonra meclisimizin bununla ilgili yapacağı bir şey yok. O zaman kendi önergemizi ya red ediyoruz, yada geri çekiyoruz." sözleri ile Bilecik Ziraat Odası Başkanı Ahmet Sevinen; "Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Odası Başkanı ve diğer birlik başkanlarının katılımı ile bir toplantı yapmıştık. Bunun sonucunda bir toplantı daha yapacaktık ama olmadı, olmuyor. Biz bu konuyu Milletvekilimizle de görüştük. Tarım Müdürüm Milletvekilim 5 tane ziraat odası başkanı 2-3 ayda toplanalım. Sayın vekilimiz Tarım Müdürüne önerimizi iletti gerçekleştirelim dedi ama bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Bir yerlerde sıkıntı var." sözleri ilimizdeki kamu kurum ve kuruşları ile sivil toplum örgütleri arasındaki istişare eksikliğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Konuyla ilgili olarak da meclis salonunda açıklama yapan İl Genel Meclis Üyesi Polat ise; "Bundan sonraki yatırımlarla ilgili bundan sonraki desteklerle ilgili ne yapılması gerekirse alt yapısı ne ise hepimiz beraber ziraat odaları il genel meclis üyeleri yapacağız. Biz bu ilin kalkınması için buradayız. Gelişmesi için çitçimizin işçimizin refahı için buradayız. Bu önergenin bugün için kendi içimizde temenni karar gibi değerlendirilip bilgilenme toplantısı gibi olmasını temenni ediyorum, önümüzdeki günlerde de bu konu üzerinde durup nelerde destekleme alabiliriz bunların üzerinde durmamız lazım. İllaki hayvancılık olması şart değil" dedi.
Hikmet Turan: “Tarım alanında istihdamı oluşturacak ne yapmamız gerekiyorsa yapalım”
CHP İl Genel Meclis üyesi Hikmet Turan köylerdeki gençlerin para kazanamadığından şehre gittiğini ancak fabrikalarda da iş bulamayan gençlerin şimdi tarıma istekli olduğunun altını çizip bu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve “Tarım alanında istihdamı oluşturacak ne yapmamız gerekir? El birliği ile projemi geliştiririz yoksa siyasilere mi gideceğiz? Nasıl bir kalemde ceviz fidanını köylerimize ulaştırdıysak, buradan da birşeyler çıkaralım. Amacımız bu bunun için bu önergemizi sunduk. Sadece doğuya verdiler bize niye vermiyorlar amacında değiliz, biz ne yapabilirizi tartışalım diye düşünüyorum" dedi.
Ahmet Sevinen: “Damızlık birliğinde Bilecik’te sıkıntı var”
Bilecik Ziraat Odası Başkanı Ahmet Sevinen ise konuyla ilgili olarak: "Doğuya verilen desteklemeler hükümetimizin bir kararıdır. Tabi burada bizden daha farklı olan bölgelerimiz var. Şimdi bende 6 yıllık muhtarım ve köyümde bir kooperatif kurma düşüncesine girerek bir araştırma yaptım. 10x30’luk kooperatifler var. Bunlardaki sıkıntı şu mesela 30 kişi olduğunda 10’ar tane büyük baş hayvan veriyor. Senden istediği ahır 20 milyar. 10 milyarını devlet veriyor, geri almak şartıyla. 10 milyarı da vatandaşın cebinden harcatıyor.
Bende diyorum ki benim cebimde 10 milyar para olsa bu kooperatifi kurmam. Yani bu yönlerde çalışmalar yapalım diye düşünüyorum. Şuan da Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile bir genelge yayınlandı. 10 tane inek projesi. Fakat damızlık süt üreticileri birliği aracılığı ile verilecek. Buda güzel bir proje. 10 tane inek veriyor, sütünü birlik alma şartı alıyor. Maalesef bizim damızlık birliğinde böyle bir konum yok.
Sütün parasının %15’inden kesilecek artı buzağı paralarından desteklemelerinden kesilecek ve yıl sonunda 3 milyar, kesintilerden 2 milyar, 1 milyarı da bir dahaki yıl aktarıyor. Böyle projeler var, güzel projeler. Fakat damızlık birliğinde de Bilecik’te sıkıntı var. Bunu da hep birlikte çözelim. Bu birlik Bilecik’in birliği. Bu birliğin maliyeye, sigortaya borçları var. Bu birliği hep birlikte kurtaralım, batırmayalım. Bilecik’te güzel çalışmalar var. Hep beraber çalışalım." dedi.
Ali Ünal: “Köylerimizde gençler köyleri terk ediyor”
Yenipazar Ziraat Odası Başkanı Ali Ünal ise: "Doğıu ve Güneydoğu illerine veriliyor bu destek. Fakat şuanda da Eskişehir, Afyon, Kütahya illeri girdi yada girecek o duruma geldi. Tabi Bilecikimizi de bu duruma alma şansı olur ise zaten köylerimizde gençlerimiz köyleri terk ediyorlar. Bunun amacı işletmelerimizi büyütme anlamında. Bir veya birkaç kişinin bir araya gelerek bir yer belirleyip bu yerde hayvan alımında 50 baş ve üzeri hayvan alımında %40’ını hibe olarak veriyor, işletmede %30’unu hibe olarak veriyor, alet ve ekipman alımında da %40’ını veriyor. Yani bu Bilecik’te uygulamaya geçerse ilçeler bazında köyler bazında üreticilerimiz bir araya gelerek işletmelerini büyütme noktasında ve sütünde tüketiciye daha sağlıklı ulaşması noktasında iyi bir çalışma olacağını düşünüyorum." dedi.
Gölpazarı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Denizli’de toplantıda söz alarak şunları dile getirdi: "Güneydoğuda ki bu hayvancılık projesi ile ilgili olarak şunu söylemek istiyorum. Gölpazarı’na Milli Eğitim Bakanlığının gönderdiği öğretmenler şark hizmeti veriyor. Örnek bunu göstererek güneydoğdaki hizmetlerden yararlanabiliriz. Şuanda öğretmenlerimiz şark görevi yapıyor." dedi.
Son olarak kürsiye çıkan ve konuyla ilgili geniş açıklamada bulunan Meclis Üyesi İbrahim Polat şunları söyledi: "Türkiye 81 ilden oluşur. 81 ili olan bir Türkiye Cumhuriyeti. Bunun içinde de 16 tane ile özel muamele uygulanmış. Yani Hayvancılığı Damızlığı ve Süt besiciliğini destekleyici kapsamlı özel muamele uygulanmış. Bunları da açıkça söyleyeceğim, çünkü mukayese ederken biz bir Gölpazarı ile bir Bingöl’ü yan yana getirmeye çalışıyoruz. Çünkü onların faydalandıkları imkanlar farklı bizimkiler farklı.
Bakanlar kurulumuzun hükümetimizin bir kararı var. 22 Ocak 2010 Cuma günü. Bakanlar kurulu kararı ile yürürlülüğe giren 2010 ve 2012 yıllarını kapsayan Güneydoğu illerinin olduğu 16 ili kapsayan proje. Bu illerimizde şunlar; Ağrı, Ardahan, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Elazığ, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli, Van illeri olmak üzere bu 16 il. Şimdi hükümetimiz gibi 2009 yılında güneydoğuya sanayi yönünde bir destekleme projesi uyguladı ve bu konuda destekledi. Ama yatırımcı neyi ön plana getirir ilk önce nakliyeyi. Bizim ülkemizde üretimden ziyade nakliyecilik daha önemli olduğundan yatırımcıların %80’i de yatırım yapmadı.
Alternatif birşeyler üretmesi gerekirdi hükümetin güneydoğuyu göz ardı edemezdi teknolojiyide geliştirdi. Bunun üzerine bir çalışma yaparak hayvancılık desteklemesi yönünde böyle bir karar almış, bu kararı saygı ile karşılıyoruz. Fakat bizim talebimiz bu illere yapılan uygulamanın kendi ilimize ve çevre illerimize uygulanması. Bu gayet doğal bunu istemek hepimizin hakkı. Ama şimdi 81 ilde 16 il özellikle seçilmiş. Birazda hak mahrimiyeti olan, kalkınma da geri kalmış iller özellikle seçilmiş. Gölpazarı Ziraat Odası başkanı bizim Gölpazarı’da şark hizmetinden faydalanıyor demişti. Doğrudur. Fakat şark hizmetinden faydalanan o kadar il ve ilçe varki Türkiye’de. Mesela Kastomonu’nun tamamı şark hizmetinde.
Yanlış anlaşılmasın ben kesinlikle bu projeye karşı değilim. Bunun savunuculuğunu burada masaya yatırıp bundan sonraki yatırımlarla ilgili bundan sonraki desteklerle ilgili ne yapılması gerekirse alt yapısı ne ise hepimiz beraber ziraat odaları il genel meclis üyeleri yapacağız.
Biz bu ilin kalkınması için buradayız. Gelişmesi için çitçimizin işçimizin refahı için buradayız. Bu önergenin bugün için kendi içimizde temenni karar gibi değerlendirilip bilgilenme toplantısı gibi olmasını temenni ediyorum, önümüzdeki günlerde de bu konu üzerinde durup nelerde destekleme alabiliriz bunların üzerinde durmamız lazım. İllaki hayvancılık olması şart değil. Hayvancılık konusunda da ilimize 5 yılda 1500 tane büyükbaş hayvan ilimize girmiş.
Bu neden 3 bin 5 bin olmasın. Biz birazda halkımızı şirket olmaya bilik olmaya zorlamamız gerekiyor. İl genel meclis üyelerinin bu konuda rehberlik yapması gerekir. Çünküğ vatandaşımıza kooperatif dediğiniz zaman Eyvah! oradan yine 3-5 kişi menfaalenecek. Çünkü milletin beyninde bu oluşmuş. Bunu kırmamız lazım. Her köye bir kooperatif kurmamız lazım. Çünkü bundan sonra öyle rast gele pazarda malınnı sütünü satamayacak durumlara gelecek. Bilikten kuvvet doğar" dedi Bu önergenin de bugün bir temenni karar olarak değerlendirilmesini istiyorum." dedi.
Polat’ın açıklamasının ardından İl Genel Meclis Başkanı Çelik; "25 ile yapılan hayvancılık geliştirme projesinden yararlanması" önergesini yazan arkadaşlarımın bu kararnamenin çıkıp çıkmadığından haberi olmadan yazdıkları bir önerge. Bu saatten sonra meclisimizin bununla ilgili yapacağı birşey yok. O zaman kendi önergemizi ya red ediyoruz, yada geri çekiyoruz." dedi. Çelik’in açıklamasının ardından oylama yapılarak önergenin çekilmesi kararı alındı.
Kararın ardından söz alan Bilecik Ziraat Odası Başkanı tarımla ilgili sorunları dile getirerek şunları ifade etti; "Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Odası Başkanı ve diğer birlik başkanlarının katılımı ile bir toplantı yapmıştık. Bunun sonucunda bir toplantı daha yapacaktık ama olmadı, olmuyor. Biz bu konuyu Milletvekilimizle de görüştük. Tarım Müdürüm Milletvekilim 5 tane ziraat odası başkanı 2-3 ayda toplanalım. Sayın vekilimiz Tarım Müdürüne önerimizi iletti gerçekleştirelim dedi ama bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Bir yerlerde sıkıntı var.
İlimizde Damızlık ve Keçi yetiştiriciliği birliği de kuruldu. Bu konu hakkında da bilgi vereyim. Adıyamanlı bir arkadaş geldi bu birliği kurdu. Haberiniz var mı? Yok. Buna kim müsaade etti, Tarım İl Müdürlüğü ve Valimiz. Bizde seçime 15 gün kala haberimiz oldu gittik üye olduk adamı devirdik ve bende Başkan Yardımcısı oldum. Biz sizlerle istişare yapalım bunları da bilelim." dedi. Toplantı sonunda İl Genel Meclis üyeleri Nisan ayında ilimiz tarımının ele alınacağı geniş bir toplantı düzenleyeceklerini bildirdi.


|
| "Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısını Kınıyoruz" | 06/03/2010 |
Bilecik Üniversitesi Öğrenci Konseyi yaptığı basın açıklamasıyla sözde Ermeni soykırımı tasarısını kınadı. Bilecik Üniversitesi öğrencileri adına öğrenci konseyi başkanı Abdullah Güneş yaptığı basın açıklamasında:
“Bilecik Üniversitesi Öğrenci Konseyi olarak ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin sözde Ermeni Soykırımı Tasarısını kabul etmesini ve Aziz Milletimizi işlemediği bir suçla itham etmesini kabul edilemez buluyor, Bilecik Üniversitesi öğrencileri olarak bu tasarıyı kınıyoruz.
Somut tarihi hatalarla ve tek yanlı bir yaklaşımla hazırlanan bu tasarı tarihi gerçeklerden uzak Ermeni Diasporasına hizmet etmektedir. Tarih boyunca mazlum milletleri himaye etmiş olan Ecdadımızın karalanmaya çalışılması, bu ülkenin varisleri olan biz gençleri son derece rahatsız etmiştir. Tarihin tarihçilere bırakılması gerçeğinden hareketle ŞANLI tarihimizin çeşitli siyasi emellere alet edilmeye çalışılması bizler için büyük bir hayal kırıklığıdır” dedi.


|
| Osman Eski Vefat Etti | 06/03/2010 |
İlimizin saygın esnaflarından Osman Eski vefat etti. 78 yaşında hayata gözlerini yuman Osman Eski, 1977 yılında Karayollarından emekli olduktan sonra ilimizde esnaflık yapmaya başladı. İlimiz esnaflarından İbrahim Eski’nin babası, Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı Oktay Eski’nin dedesi olan Osman Eski 7 gündür Eskişehir Yunus Emre Hastanesinde rahatsızlığından dolayı yoğun bakımda tedavi görüyordu.
5 Şubat Cuma günü saat:13:30’da tedavi gördüğü hastane vefat eden Osman Eski için bugün ilimiz merkez Şerifpaşa Cami’nde öğle namazına müteakiben cenaze namazı kılınacağı bildirildi. Sakarya Gazetesi olarak merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.


|
|
| |
| |
|